Umut Keçer

12 Eylül ile hesaplaşma ve birleşik devrim – Umut Keçer

12 Eylül 1980 askeri darbesi Türkiye toplumsal yaşamının önemli bir dönüm noktası olarak değerlendirilmelidir. 24 Ocak kararlarını hayata geçirebilmek için gerçekleşen askeri darbe aynı zamanda karşı devrimci terörün hız kesmeden pratikleşmesi arayışıydı. Türkiye işçi sınıfı ve toplumsal muhalefetin örgütlü durumu açısından askeri darbe toplumsal muhalefette önemli bir kesinti yaratmıştır. Darbe [Devamını Oku…]

Ulaş’a sesleniş – Umut Keçer

Ulaş Adalı (Gökhan Taşyakan), birleşik devrim mücadelesinin kurucu komutanlarından biriydi. Kasım Atılımı sürecinde görev almış DKP/BÖG’ün kurucu öncüleri arasında yer almıştı. Onsuz ama onu bir an bile unutmadan geride bıraktığımız 4 yıl birçok açıdan bizler için öğretici olmuştu. Ulaş Adalı devrimci siyaset açısından önemli bir dönüşümü işaret etmektedir. Onun şahsında [Devamını Oku…]

Mafya, çürüme ve katliam siyaseti – Umut Keçer

Bir süredir Türkiye rejiminin içsel bir krizin etkilerini daha kapsamlı bir şekilde hissettiği tespitini yapmak önemli bir yerde durmaktadır. Özellikle Sedat Peker meselesi ile birlikte devlet-mafya-siyaset ilişkisinin boyutları toplumda büyük bir infial yaratmış durumdadır. Milyon dolarlar havada uçuşmakta, devlet içerisinde mafya ile kurulan ilişkiler ve devletin önemli mevkilerinde bulunan isimlerin [Devamını Oku…]

Gezi Direnişi ve 11 Haziran pratiği – Umut Keçer

Gezi Direnişi geride bıraktığımız 8 yıl düşünüldüğünde halen faşist iktidarın önemli bir korkusu olmaya devam etmektedir. Geçtiğimiz günlerde Taksim Meydanı’nda cami açılışı yapan Recep Tayyip Erdoğan, yine Gezi direnişine ve o sırada hükümeti devirmek isteyen kitle hareketine dair yergilerini sıraladı. Bu durum bile başlı başına faşizmin Gezi korkusunun devam ettiğini [Devamını Oku…]

1 Mayıs 2021 umut verici geçti – Umut Keçer

Türkiye ve Kuzey Kürdistan açısından 1 Mayıs eylemlerinin örgütlenme süreci coğrafyadaki sınıf mücadelesi konseptinin izdüşümüdür. Bu bakış açısıyla değerlendirirsek 2021 1 Mayıs’ı faşist rejimle işçi sınıfı başta olmak üzere ezilen kesimlerin arasındaki çelişkilerinin derinleştiği bir konjonktürde gerçekleşti. Faşist iktidar pandemi koşullarını bahane ederek 1 Mayıs’ı yasakladı. Temel yaklaşımı ülkedeki sınıf [Devamını Oku…]