Umut Keçer, Umut Yazıları

Ulaş’a sesleniş – Umut Keçer

Ulaş Adalı (Gökhan Taşyakan), birleşik devrim mücadelesinin kurucu komutanlarından biriydi. Kasım Atılımı sürecinde görev almış DKP/BÖG’ün kurucu öncüleri arasında yer almıştı. Onsuz ama onu bir an bile unutmadan geride bıraktığımız 4 yıl birçok açıdan bizler için öğretici olmuştu.

Ulaş Adalı devrimci siyaset açısından önemli bir dönüşümü işaret etmektedir. Onun şahsında devrimci kitle faaliyeti içerisinde bulunan bir devrimcinin sistemden tamamen koparak yüzünü askeri ve politik bir devrimcilik faaliyetine dönebileceğini ispatlamıştır.

Uzun yıllar siyasi demokrasi mücadelesi içerisinde ve gençlik hareketi içerisinde önemli görevler alan Gökhan Taşyakan Kasım atılımına katılarak Kobani direnişine omuz vermiş ve Ulaş Adalı ismini almıştır. Bu değişim esasında niteliksel bir sıçramaya işaret etmektedir. Düzen solundan ve küçük burjuva yaşam tarzından kopuşu anlatmaktadır. Bu açıdan devrimci siyasetin yaşadığı sıçrama ve kopuş süreci Gökhan’dan Ulaş’a isim değişikliği sürecinde bütün açıklığıyla yaşanmıştır.

Bir devrimciyi anlatırken en net olarak yapılması gereken onun mücadelenin ihtiyaçları talep ettiğinde kendinden istenen sorumluluğu ne düzeyde yerine getirdiği ve bu göreve ne düzeyde talip olduğudur. Ulaş yoldaş göreve talip olma ve sorumluluğu yerine getirme konusunda üzerine düşenden fazlasını yerine getirmiş bir yoldaştır. Kasım atılımı sürecinde gönüllü olarak bu sürece katılmış mücadele içerisinde ve devrimci savaş pratiği içerisinde askerileşmiş ve kendisini tekrar tekrar yeniden üretmiştir.

Ulaş yoldaş kendisine güvenenleri onunla yoldaşlık yapanları onurlandırmış ve güçlendirmiştir. Düzen içi hayatlar içerisinde devrimcilikten koparak olmazı anlatıp nihilizme yönelenler için uzak durulması gereken ve çok söz edilmemesi gereken biridir. Zira onun devrimci duruşuyla küçük burjuva siyaset aşılmış ve önemli bir devrimci çıkış yapılmıştır. Devrimci mücadelenin içerisinde Ulaş Adalı Rojava devriminin savunulmasında Medya Savunma Alanlarına uzanan bir devrimci yaşamla aslında devrimci siyasetin Kasım atılımının pratikleşmesinin ve güçlenmesinin önemli bir ismidir.

Bugün birçok yoldaş Ulaş Adalı’nın yolunda yürümekte onun devrimciliğini örnek almaktadır. Devrimci siyaset açısından tasfiyecilik, mücadele kaçkınlığı mahkûm edilmiş, geride bırakılmıştır. Artık Ulaş Adalı’nın yolundan yürüyen yeni genç devrimciler onun bayrağını devralmakta ve onun ayak izlerini takip ederek kendilerini mücadeleye katmaktadırlar. Onun açtığı yolda kararlılıkla yürüyen yoldaşlarının olması onun bayrağının yere düşmediğinin kanıtıdır.

Bugün Rojava devrimi 9.yılını kutluyor, dağlarda gerilla mücadelesi devam ediyor, birleşik devrim mücadelesi daha güçlenerek büyüyor. Ulaş Adalı’ya gönül rahatlığıyla söyleyebilriz: Türkiye ve Kürdistan devrimi vakur bir edayla güçlü bir şekilde gelişmekte ve ilerlemektedir.

Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yaşanan gelişmeler birleşik devrim mücadelesinin tarihsel öneminin arttığını ve koşullarının olgunlaştığını göstermektedir. Gün Ulaş’ın ve yoldaşlarının yarattığı tarihsel değerlere sahip çıkma ve ona omuz verme günüdür. Bu temelde Türkiye devriminin örgütlenmesi ve güçlendirilmesi meselesi Ulaş yoldaş’ın uğruna mücadele ettiği devrimci siyasetin güçlenmesi ve örgütlenmesiyle birlikte ete kemiğe bürünmüş olacaktır.

Bu tarihsel bilinçle birleşik devrim mücadelesini büyütelim. Ulaş Adalı’nın sesine ses vererek ona bir daha söz verelim. Onun mücadele mirasına en güçlü şekilde sahip çıkacağız. Yürüttüğümüz mücadele ve devrimci savaş pratiğiyle onun ve bütün ölümsüzlerimizi onurlandırmaya devam edeceğiz.

Paylaşın